Dijital ekranlar, günümüzde çocukların hayatlarının kaçınılmaz bir parçası haline gelmiştir. Akıllı telefonlar, tabletler, televizyonlar ve bilgisayarlar, çocuklara eğlence ve eğitim olanakları sunarken, aşırı kullanımın fiziksel ve psikolojik sağlık üzerindeki olumsuz etkileri göz ardı edilemez. Bu nedenle ebeveynlerin, çocukların ekran sürelerini yönetmeleri ve dijital dünyayla dengeli bir ilişki kurmalarına rehberlik etmeleri büyük önem taşır.
Mindfulness Nedir?
Mindfulness, bulunduğumuz anı ve o anda çevrede gerçekleşenleri olduğu gibi, yargılamadan fark etme pratiğidir. Bu yaklaşım, çevremizdeki detayları, bedenimizi, fiziksel duyumlarımızı ve zihnimizden geçen düşünceleri olduğu haliyle anlamayı içerir.
Zaman zaman hatalı ya da eksik yaptığımıza inandığımız bir eylemimiz söz konusu olduğunda kendimize eleştirel yaklaşan bir iç sesimiz olur. Ya da nasıl göründüğümüz, konuştuğumuz, bir konuda ne gibi taleplere sahip olduğumuz hatta nasıl güldüğümüzle alakalı bile bu iç sesi duyuyor olabiliriz.
Ebeveynler belirlenen kuralla ilgili tutarlı davranmalıdır. Ebeveyn davranışlarında tutarsızlık çocukların güveninin sarsılmasına neden olabileceği gibi ebeveynlerin çocuğun gözündeki yetkin konumlarını zedeleyebilir. Çocuğun bakış açısına göre bir defa bozulan kural her zaman bozulabilir.
Duygusal ihtiyaçlar, bir bireyin kendine ve çevresine yönelik duygusal beklentilerini ifade eder. Sevgi, bağlılık, anlayış, saygı, güven gibi duygusal ihtiyaçlar, insan ilişkilerinin temelini oluşturur. Bu ihtiyaçlar, bireyin duygusal tatminini ve kendisini ruhsal açıdan daha sağlıklı hissetmesini sağlar.
Hepimiz ertelemeyle bir şekilde mücadele ederiz. Önemli bir projeyi son dakikaya kadar bırakmak, sınavlara çalışmayı ertelemek veya spor salonuna gitmek için sürekli bahane üretmek... Bu gibi davranışlar, hayatımızın birçok alanını etkileyebilir ve hayallerimizin önünde bir engel haline gelebilir.
Peki, erteleme nedir ve neden yaparız?
AKRAN ZORBALIĞI
Bir çocuğun yakın yaşlardaki başka bir veya bir grup çocuktan şiddet görmesine akran zorbalığı denir. Bu şiddet fiziksel olacağı gibi sözel, psikolojik, siber, sosyal ve cinsel şiddet de olabilir. Şiddet davranışı zarar verici, rahatsız edici veya saldırgan olma özellikleri taşır. Şiddet gösteren taraf zorba olarak adlandırılırken şiddet gören taraf zorbalığa uğrayan taraftır. Zorbalık davranışı sergileyen çocukla zorbalığa uğrayan çocuk arasında bir güç eşitsizliği söz konusudur.
Sağlıklı ilişkiler için sınırlar gereklidir. Bu, psikoloji dünyasında kabul gören bir gerçek. Benim değerlerim nerede başlıyor ve bitiyor düşüncesi üzerine ötekiyle ilişki kurduğumuz bir sosyal gerçekliğin içindeyiz hepimiz.
Kıskançlık, bireyin terk edilme ve beğenilmeme korkusu ile yoğun hissettiği bir duygudur. Sevilen birisinin, başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz bir tutumda diyebiliriz. En fazla görülen kıskançlık türü ise birden fazla çocuğun bulunduğu ailelerde, görülen kardeş kıskançlığıdır.
BOŞANMA SÜRECİNİN ÇOCUKLARDA VE EBEVEYİNLERDEKİ ETKİLERİ
Ebeveynlik bu hayattaki en güzel deneyimlerden biridir. Ancak, boşanma gibi bir durumla karşılaştığımızda, hayatta bocalamaya başlayabilir ve yıkıcı sonuçlarla karşılaşabiliriz. Bunun sonucunda, çocuklar kendilerini yalnız hissedebilir ve büyümek için ihtiyaçları olan ilgiyi ebeveynlerinden alamayabilirler.
Yeme bozuklukları, bireylerin yeme alışkanlıkları ve bu alışkanlıklarla ilişkili düşünce ve duygularında önemli ölçüde sapmalar gösteren ciddi sağlık sorunlarıdır.
Çocuklarda okula hazırlık ve uyum süreci, çocuğun gelişimsel özellikleri ve çevresel faktörlerin etkisiyle şekillenen önemli bir dönemdir. Bu süreçte çocukların fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimi çok büyük rol oynar.
ÇOCUKLARDA YAS SÜRECİ
Her türlü kayıp ve yitim duygusunun yaşandığı sürece yas denir. Yas deyince aklımıza ölüm, boşanma, ayrılma, bir eşyayı kaybetme gibi olaylar gelebilir. Yas bir süreçtir ve bu süreci sadece yetişkinler değil çocuklar da yaşar.