Ergenlik dönemi, genelde 10-12 yaş aralığında başlayan ve 18-21 yaşlarına kadar devam edebilen bir süreçtir. Bu dönemde, hem fiziksel hem de duygusal olarak birçok değişim yaşanır.
Ergenlerde gözlemlenen belirtiler genellikle benzerlikler gösterse de kişiden kişiye değişen süreç farklılıkları görülebilir.
Genellikle gördüğümüz belirtiler şu şekildedir:
Bedende hızlı bir büyüme ve gelişme
Hormonlarda ani değişiklikler ve duygusal dalgalanmalar
Kendilerini keşfetme süreci ve kimlik karmaşası
Sosyal bağlamlar ve arkadaşlıkların etkisinin artması
Ebeveynlerle çatışma
Ergenlik dönemi, bir kimlik keşfetme süreci de olduğundan, bazen kendilerine güvenmekte zorlanan ergenler görebiliriz. Bu durum aile bireyleri veya arkadaşlarla anlaşmazlık, çatışma ya da iletişimsizliklere sebep olabilir.
Ergen bireylerin, davranışlarını kontrol etmekte yetişkin bireylere göre daha çok zorlanmaları normaldir. Bu sebeple ergenlerde aşırı risk alma, saldırganlık zaman zaman da alkol veya uyuşturucu kullanımı gibi davranış sorunları görülebilir.
Ergenlik döneminde, sosyal bağlar ve arkadaşlarıyla daha fazla zaman geçirmek daha önemli hale gelebilir. Fakat, ergenler sosyal kaygılar veya akranları tarafından dışlanma korkusu gibi problemlerle karşılaşabilirler. Bu problemler, her ergende farklı şekillerde ortaya çıkabilir ve profesyonel yardım alınmadığı takdirde uzun vadeli etkilere sebep olabilir. Bu sebeple, ergenlik döneminde sağlıklı bir gelişme sağlanabilmesi, aile ve uzman desteği ile daha az zorlayıcı bir süreç yönetimi için önemlidir.
Ergenlik dönemiyle birlikte değişen hormon seviyeleri, birçok ergende duygusal dalgalanmaların yaşanmasına sebep olabilir. Bu hızlı duygu değişiklikleri; ani öfke, kaygı ve hüzün gibi değişik şekillerde karşımıza çıkabilmektedir.
Birçok ergen lise veya üniversiteye hazırlanma sürecinde zorlanabilir. Bu durum, yoğun kaygı ve stres gibi duygulara sebep olabilir.
Ergenlik döneminde, ailede şiddet, çatışma, boşanma, kayıp, ayrılık vb. durumlarla başa çıkmakta zorlanmalar görülebilir, ergenlerde terapi süreciyle bu sorunları anlama ve çözme becerileri kazanabilirler.
Yetişkin terapisinde olduğu gibi ergenlik sürecindeki bireylerde de süreç kendine özgü bir hızda ilerler ve kişiden kişiye değişebilir.
Ergenlik dönemindeki gencin yaşadığı duygusal ve davranışsal sorunlar, kendisinin başa çıkmakta zorlandığı bir noktaya gelmesi halinde terapi süreci gerekli olabilir. Ergenin günlük yaşantısına, sosyal ilişkilerine, aile ilişkilerine ya da okul performansına yansıyan olumsuzluklar gözlemleniyorsa ergen terapisi önerilebilir.
.
Ebeveynler, çocuklarının terapi sürecini doğal olarak merak ederler. Süreç içinde psikolog, ebeveynlerin endişelerini ve problemlerini de dinlemek için zaman ayırır ve süreç hakkında verirler.
.
Süreç, genellikle yalnızca ergenin katılımıyla gerçekleşir. Fakat, bazı durumlarda ebeveynler de terapi sürecine dahil olabilir. Bu gibi durumlar, aile dinamiğini ve iletişim tarzlarını anlamak ve terapi sürecine destek sağlamak adına olabilir.
İlaç tedavisi gereken durumlarda, psikolog bir ergen psikiyatrist ile eş zamanlı çalışabilir. Fakat ilaç tedavisi terapi sürecinin yetersiz kaldığı ve ciddi bir psikiyatrik bozukluk olması gibi durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Gerekli durumlarda ilaç desteği, sürecin etkisini ve işlevselliğini arttırabilir.