Günümüzde insanlar, farklı sebepler ve farklı şiddette panik atak problemini deneyimliyor. Son yıllarda çok yaygın olan bu problemi toplumun % 35’i hayatlarının belli bir döneminde yaşıyor.
Çarpıntı, terleme, baş dönmesi, göğüs ağrısı, titreme, nefes darlığı, uyuşukluk, kontrol kaybı gibi yoğun duyguların aniden belirmesi ve kişinin yoğun bir korku ve kaygı yaşaması haline panik atak denir.
Atakların sıklığı, günde birkaç kez ile yılda birkaç kez olma arasında değişikler gösterebilir. Panik atak krizleri bazen birkaç dakika bazen ise daha uzun sürebilir. Fakat geçirilen atağın etkileri fiziksel ve duygusal olarak birkaç saat devam edebilir. Panik atağın tedavi edilmediği durumlarda sıklığına ve şiddetine göre bireyin yaşamında fiziksel ya da duygusal hasarlara neden olabilir.
Panik bozukluk, sık ve ani panik ataklarla karakterize bir rahatsızlıktır. Fakat panik atak geçiren herkesin panik bozukluğu olduğunu söyleyemeyiz. Panik bozukluk, panik atakların açık bir tehlike ya da bir tetikleyici unsurun olmadığı durumlarda da kendini göstermesi halidir. Birey panik bozukluk yaşıyorsa sürekli olarak korku, rahatsızlık ve kontrolü kaybetme hissi ile boğuşabilir.
İlk defa panik atak geçiren ve bunun ne olduğunu bilmeyen bir kişi için ilk atak kalp krizi zannedilebilir. Kalp krizine benzer bazı belirtiler (karıncalanma, hızlı kalp atışı ve titreme gibi) gösterip bir anda ortaya çıkabilir. Panik bozukluk yaşayan bireylerin çoğu, nöbet geçirme ihtimallerinden endişe ve korku duyarak hayatlarında büyük değişiklikler yapma eğilimi gösterebilirler. Bu gibi değişiklikler de çoğunlukla bireyin yaşam kalitesini düşürür nitelikte olur.
Çocuklarda Panik Atak Belirtileri
Panik atak, her 8 çocuktan birinde görülebilmektedir. Ancak yetişkinler gibi kendilerini ifade edemeyen çocuklarda, panik atağın fark edilmesi daha zor olabilir. Bir çocukta aşağıdaki gibi durumların uzun süre düzenli aralıklarla görülmesi halinde bir doktora danışılması beklenir.
Sık sık hissedilen karın ağrısı
Ani öfke patlamaları
Sıkça tuvalete çıkma
Herhangi bir neden yokken normalin üzerinde ağlamalar
Yoğun bir korku ve kaygı duygusu
Anne-babadan bir an olsun ayrılamama hali veya okula gitmeyi reddetme
Sosyal ortamlardan kaçınma
İş ve okul ortamında problemler (iş ile ilgili olası bir problemlerin ikincil olarak finansal probleme dönüşmesi)
Evden çıkma korkusu ya da araç kullanma korkusu
Sık sık doktora gitme isteği ve ihtiyacı
İntihar düşünceleri ve teşebbüsü
Alkol ya da madde kullanımı
Yetişkinlerde, her 10 kişiden biri ya da daha fazlası hayatlarının bir döneminde bu problemi yaşayabilir. Genellikle 18-25 yaş aralığında ortaya çıkar.
Panik atak, kesin nedeni bilinmeyen, ancak birçok faktörün rol oynayabileceği bir rahatsızlıktır. Ailesinde panik atak öyküsü olan kişilerde daha sık görülür ve beynin kimyasal dengesizliği, yoğun stres, travmatik olaylar, uyku problemleri, kafein, alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi faktörlerden tetiklenebilir. Bazı tıbbi durumlar da panik ataklara neden olabilir. Panik atak her zaman belirgin bir nedene bağlı olmayabilir ve aniden de ortaya çıkabilir.
Travma geçmişi, güvensizlik hissi, kaybetme korkusu ve ayrılık kaygısı panik atağın en büyük tetikleyicilerinden olmaktadır. Birey çocukluk yaşantısında ya da genç yaşlarda ciddi bir travmatik deneyim yaşadıysa sonraki yaşlarında panik atak geçirme riski de daha yüksek olabilir.
İnsanlar hayatının belli bir döneminde ailevi problemler, akran zorbalığı veya toplumsal baskı gibi olumsuz durumlar deneyimleyebilir. Bu gibi problemler bazen bize güvensizlik, yalnızlık, şüphe ve özgüven kaybı gibi duyguları yaşatabilir. Bu duygular da korku ve kaygıya sebep olabilir.
Ailede görülen panik atak problemi, bireylerde panik atak yaşanması riskini %15 oranında arttırdığı görülmektedir.
Panik atak sorununa kadınlarda daha sık rastlanır. Panik atak, kadınların üçte birinde doğum sonrasında, düşük yaşadıysa düşük sonrasında, rahim alınması gibi tıbbi müdehale sonrasında sıklıkla görülebilir. Bu atakların ortaya çıkmasında hormonların etkileri göz ardı edilemez bir etkiye sahip olabilir. Regl öncesi ve regl esnasında ya da menopoza girilen süreçte de panik atak nöbetlerinde artış olabilir. Bunların haricinde bazı tıbbi operasyonlar, triod hastalığı, hormonal bozukluklar da panik atak riskini arttıran etkenler olarak karşımıza çıkabilir.