Travma sonrası stres bozukluğu, kişinin beklenmedik travmatik bir olayla karşılaşması sonucunda
gelişebilen bir stres bozukluğudur. Travma sonrası stres bozukluğu her yaş grubundaki insanda
rastlanabilmektedir. Nedenleri ise şu şekilde sıralanabilmektedir;
1-)Deprem, sel ve yangın gibi doğal afetler travma sonrası stres bozukluğunun en belirgin
nedenlerinden biridir.
2-)İşkenceye maruz kalma ve savaş durumunda da TSSB ile karşılaşmak olası bir durumdur.
3-)Şiddete uğrama, cinsel taciz veya tecavüz gibi insan kaynaklı travmalara maruz kalmak TSSB
ortaya çıkarabilir.
4-)Kazalar ve bu kazalarda yaralanma durumu TSSB ile karşılaşılan durumlardandır.
5-)Ciddi ve ölümcül hastalıkların varlığı veya beklenmedik ölümler gibi travmatik olaylar da TSSB
nedenleri arasında gösterilebilmektedir.
Ancak, TSSB durumunun direkt olarak bu olayların yaşanması neticesinde geliştiği
söylenememektedir. Yani mutlaka tetikleyici başka sebepler de bulunmaktadır. Bu travmatik olaylar
genellikle bireyin fiziksel ya da duygusal bütünlüğünü tehdit eden olaylar olup, Travma Sonrası Stres
Bozukluğuna yol açabilir. Bu olaylar genellikle yoğun stres ve travma yaratan durumlar olup, bireyin
psikolojik ve fizyolojik olarak büyük bir etki altında kalmasına neden olur. Kişisel faktörler, genetik
yatkınlık, önceki travmalar ve bireysel başa çıkma mekanizmaları da TSSB’nin gelişiminde rol
oynayabilir. Yaşamı tehdit eden bir olay sonucunda herkes korku, kaygı, endişe, uyku problemleri,
odaklanma zorlukları yaşayabilmektedir. Bu belirtilerin düzelmediği durumlarda kişi daha da kötüleşir ve
travma sonrası stres bozukluğuna doğru ilerler.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu belirtileri, travmatik olayın ardından bireyin ruhsal ve duygusal
durumunda belirgin değişikliklere neden olabilir.
Yineleme
Flashback’ler: Kişi, travmatik olayı yeniden yaşadığına dair güçlü ve gerçekçi deneyimler yaşar.
Kötü rüyalar: Olayla ilgili rahatsız edici rüyalar görmek.
Aşırı kaygı: Olayla ilgili sürekli bir kaygı ve endişe hali.
Psikoterapistle birlikte, bireysel ihtiyaçlarınıza ve hedeflerinize göre psikoterapi için özel bir amaç listesi oluşturabilirsiniz. Bu amaçlar, terapi sürecini yönlendirmeye ve ilerlemenizi takip etmeye yardımcı olacaktır.Psikoterapi, bir süreçtir ve sabır gerektirir. Hedeflerinize ulaşmak zaman alabilir, ancak psikoterapistinizin desteğiyle bu zorlukların üstesinden gelebilir ve daha tatmin edici bir yaşam kurabilirsiniz.
Kaçınma
Olayla ilgili düşüncelerden kaçınma: Olayı hatırlatan düşüncelerden ve duygulardan kaçınma.
Kaçınma davranışları: Olayı hatırlatan yerler ve kişilerden uzak durma.
Negatif Değişiklikler
Duygusal değişiklik: Olumlu duyguların azalması ve kendilik duygusunda değişiklikler.
Sosyal ilişkilerde bozulma: Aile ve arkadaşlarla olan ilişkilerde zorlanma.
Şüphecilik ve güvensizlik: Kendine ve başkalarına karşı artan şüphecilik ve güvensizlik.
Artmış Uyarılma
Hipervijilans: Her zaman tetikte olma ve uyaranlara aşırı hassasiyet.
Uyku sorunları: Uykusuzluk veya gece terörü.
Öfke patlamaları: Kolayca öfkelenme ve sinirli davranışlar.
TSSB yaşamınızı nasıl etkileyebilir?
TSSB, sağlığınız ve yaşamınızla ilgili başka sorunlara da yol açabilir. Örneğin:
Alkol ve uyuşturucu kullanımı
Anksiyete
Depresyon
Kendinize veya başkalarına zarar verme düşünceleri
İş yerinde ve kişisel ilişkilerinizde sorunlar
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?
Travma sonrası stres bozukluğu, oldukça karmaşık ve bireysel farklılıklar gösteren bir durumdur. Bu
nedenle tedavi, kişinin yaşadığı travmanın türü, şiddeti, süresi ve kişinin genel durumu gibi birçok faktöre
bağlı olarak belirlenir.
Bilişsel Davranışçı Terapiler
(BDT) de TSSB tedavisinde kullanılan bir yaklaşımdır ve travmatik olaylara yönelik maruz bırakma
tekniklerini içerir. BDT, travmaya bağlı bilişsel ve davranışsal kaçınmayı hedefler. Yapılandırılmış bir
tedavi yöntemi olan BDT, travmatik olaylara odaklanmanın yanı sıra, gevşeme teknikleri, psikoeğitim ve
bilişsel yeniden yapılandırma gibi teknikleri de içerir. Uzun Süreli Maruz Bırakma, kaygı düzeyi düşene
kadar travmayla ilgili korkutucu uyaranlarla yüzleşmeye odaklanan bir BDT yöntemidir. Bilişsel Süreç
Terapisi ise travma sonrası yerleşmiş problemli bilişsel süreçlerin yerine daha uyumlu bilişsel süreçlerin
yerleştirilmesini amaçlar. Travma odaklı BDT, tedavi edilmeyenlerle karşılaştırıldığında TSSB
semptomlarının tamamı üzerinde etkili bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir.
Kabul ve Kararlılık Terapisi
Travmatik olaylar sonrasında bireyler sadece Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ile değil, aynı
zamanda kişilerarası ilişkilerde sorunlar, anksiyete ve depresyon gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen
diğer problemlerle de karşılaşabilirler. Travmanın yol açtığı yoğun düşünceler ve duygularla baş
edemeyen bireyler, bu deneyimlerden kaçınma eğilimine girerek, kontrol edici davranışlar sergileyebilir.
Travmayı hatırlatan içsel ve çevresel faktörlerden kaçınmaya çalışmak, bireyin hayatındaki davranış
seçeneklerini kısıtlar ve anlamlı bir yaşam sürmelerine engel olur. Öfke, suçluluk ve utanç gibi güçlü
duygular, tedavi sürecinde terapinin etkinliğini azaltabilir, kaçınma davranışları ise terapi sürecini
zorlaştırarak seansların yarıda bırakılma riskini artırabilir.
Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Üçüncü Dalga Bilişsel-Davranışçı Terapilerin bir parçası olarak,
psikopatolojinin merkezine yaşantısal kaçınmayı koyar. Bireylerin zorlayıcı ve istenmeyen içsel
deneyimlerle mücadele etmek yerine, değerleri doğrultusunda hareket etme becerilerini geliştirmeye
odaklanır. ACT, transdiagnostik bir yaklaşım olduğu için, travmaya eşlik eden depresyon, anksiyete ve
intihar düşünceleri gibi diğer ruhsal sorunların tedavisinde de etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bu terapi
yöntemi, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylerin yaşam kalitesini artırmada oldukça başarılı bir
yaklaşım olarak öne çıkar.